Sayfalar

11 Haziran 2016 Cumartesi

Basit Olarak Php Class Kullanımı

Öncelikle arkadaşlar class yapısını anlamanız için fonksiyon kullanmasını yada yazmasını bilmeniz lazım çünkü class yapısı aslında fonksiyon topluluklarıdır.
Çeşit çeşit kullanım alanları ve amaçları vardır, class’ları genişletedebiliriz başka class’lar ile beraber etkileşimli bir biçimde de kullanabiliriz.

Bugün basit olarak Class nasıl oluşturulur, nasıl kullanılır gibi giriş konularından bahsedicem.
Sonra talep ve duruma göre implement, extends, dependency injection gibi konularada değinirim.

Yukarda bahsettik Php Class’lar kısaca fonksiyon topluluklarıdır, nasıl oluyor derseniz elimizde bir kullanıcı işlemleri yapan dosyamız olsun.
Kısaca kullanıcı işlemleri aşağıdaki gibi olsun.
  • Kullanıcı Ekleme
  • Silme
  • Parola ve Mail Güncelleme
  • Giriş Yapma
  • Kullanıcı Bilgileri
5 tane fonksiyon içersin, bunları kullanabilmek için bir Class yazalım ve class içine fonksiyonlarımızı yazalım daha sonrada basit olarak kullanalım.

Class aşağıda yazdığım gibi oluşturulur.


Yukarda belirtmiş olduğum __construct() fonksiyonu Class dosyamıza cağırıldığı an ilk olarak çalışan fonksiyondur.
Ne işe yarar ?
Class içinde kullanılacak değişkenlere başlangıçta değer atamak için kullanılabilir.
__destruct() fonksiyonu ise Class ile işlemlerimiz bittiği an otomatik olarak en son çalıştırılan fonksiyondur.

Örnek olarak kullanıcı silme fonksiyonunu yazalım.

Yukarda resimde userDel fonksiyonu oluşturduk ve içerisinde 1 adet userId parametresi gönderdik.
Gönderdiğimiz parametre ile bir sql sorgusu çalıştırdık ve sql sorgusunun yanıtına yani çalışıp çalışmama durumuna göre kullanıcıya true yada false return ettik.

Şimdi kullanımına gelirsek.
Öncelikle sayfamıza include ediyoruz.
Daha sonra classı bir değişkene atıyoruz.
Sonra değişkenden istediğimiz fonksiyona -> işaretini koyarak (varsa) gerekli parametreleri girip işlem yapıyoruz.

Aslında olay bu kadar basit, ama büyük çaplı projeler ve düzenli kod yazımı için etkili bir yöntem. Birazcık düzgün planlama ile kendi framework yapımızı bile kurabiliriz classlar sayesinde.

19 Mayıs 2016 Perşembe

Rutin rutinsizlik

Olay bu kadar basit, her şey her zaman olmaması gerektiği gibi olması olayıdır.
Yani hayatın sana daima kazık atma olayıdır kısaca. Bunu bilmene rağmen inadına yaşarsın, inadına zevk alırsın.
Arkandakilere döner ve orta parmağını gösterirsin, bu seni daha da gazlar.
Birden fazla sebebi vardır aslında bunun en basiti arkandakilerin senin o parmağını sana monte etmemeleri için onlardan daha hızlı olman gerekmesi, ama asıl zevkli kısmı da bu aslında.

Bazen o kadar hızlı koşarsın ki, çevrende seni sen yapan değerleri atlarsın.
Onlar var mı aslında ? herkes kendi başına bir bireyse çevremizdekiler bize ne yapabilir ?
onlar bize göre sadece basamak mı yoksa bize manevi değer katan birileri mi ?
İnsanları neden kıramayız ? neden çoğu zaman hayır diyemeyiz ?
Sorguluyorum, ucuna varamıyorum. Tam varıcam benden tekrardan kaçıyor.

Aslında biraz motivasyon eksikliğim var, onu ayarlasam rutine girebilir miyim ki ?
Söylesenize bana rutine girersem nolucak ? yani elime ne geçicek, monoton bir yaşam bana göre mi ki ? bilen birisi yardımcı olursa sevinirim aslında. Akşama kadar rutinim masa başında oturmak olsa (ki öyle) neler yapardım ?
Cevap veriyorum, ufacık alanı kendime playland yapardım. Yaptım mı ? kısmen.
Saçmalamaya başladık yine, ama durum böyle, filler tepişiyo gafamda.

Saygısızlıklar olmuş diz boyu, diller olmuş pabuç misali, olaylar çıkmış rutinden.
İçimi kemiren bir kurt.. Deniz misali vazgeçilmeyen ama suyu da içilmeyen bişey..

8 Nisan 2016 Cuma

Simit gibi sevda

Bak bi bak, böyle derinden derinden gözlerime bak.
Aman diyeyim sakın boğulma, dalma fazla derinlere çıkamazsın sonra.
Zaten öldün, bide oralarda ölme. Uzaktasın zaten benden, bide seni derinlerde aramayalım.

Nolcak ki bu böyle, alışmışız biz sürünmeye.

Fazlası zarar, azı karar.

Mumyaladım kalbimi sana, sanırım fazla mumyaladım ki başkaları da sıkıntı çekiyor.
Ne yaptıysam insanlar şaşırarak soruyor 'Nasıl yalnızsın ??' ya bi bitmediniz anasını satayım.

Susmak en iyi cevabım oldu onlara, sanıyorlar ki üzüntümden susuyorum. Yalaan, külliyen yalan inanmayın onlara. Hani her şeyin sonu vardır derler ya işte üzüntünün de sonu var.
Belli bir yerden sonra üzülmeye mecalin kalmıyor ki, alışıyorsun öyle yaşıyorsun.

Kendine planlar hazırlıyorsun, Sonraki hedefim bu, şundan sonraki de şu.
Çocukların oynadığı oyuncak askerler gibi diziyorsun hepsini, sırayla oynuyorsun hayaline karşı, sözde bir düşman var kazanan hep sen oluyorsun. Yine diyorum yalan bunlar, karşıda ki düşman bizim hayalimiz değil bizzat yaşadığımız hayat, biz sadece kazandığımızı zannederek mutlu olduğumuzu varsayıyoruz, bunlarla gülüyoruz. Gülmeye ihtiyacı varmış vücudun biliyor musun, sende gülüyorsun bende.

Sana sorsalar mutlusun, e tabi mutlusun bende mutluyum ama sadece mutluyum.
Buna ne diyorlar biliyor musun bizim köyde ? Kor kak lık.
Ötesi zaten yok, korkak olanın çocuğu olmaz dediler atıldık. Çocuk yapmaya değil haa! saptırılmasın.

Sonra ne oldu ? Elinin körü oldu gerizekalı. Elinde kaldı.
İyi mi oldu tartışılır. Kötü mü oldu Eehh.

Özeti nedir peki olayın, geçen zamanla gelen zamanı etkiliyor mu ? Aslında evet, ama mantıken hayır.
'Nasıl hayır lan ?' diye soruyorum kendime hemen açıklıyorum kendi kendime. Ondan öncede saptın, sonrasında da sapsın ne kaybettin ? Somut olarak ? 'Hiç', ne kazandın ? 'Yine hiç'.

Yok yok hayır, hiç kazanmadın sen, hiç kazandın. Olmayan bişey kazandın.
Simit ne kadar fırında ? 50 kuruş, ekmek ne kadar 1 lira. peki simitle ekmek arasında ki fark ne ? simit daha aparatif daha çabuk ve ekmekten daha az ama yarı fiyatına daha ucuz olmalı diye düşünüyorum.

Ama biz parayı simide vermiyoruz ki.
'Nereye veriyoruz peki ?' Simide para verirken ortasındaki boşluğuda satın alıyoruz. Bunu bize satıyorlar kahretsin!!

Yedikçe boşluk yok oluyor, daha yeni elinle tuttuğun şey artık yok yok! anlasana yok oldu bitti gitti, içine kaçtı hepsii, simit şişkinlik yapar mı ? 'Ehh' yapar, e hani göster nerde ? Yok.

İşte bizim aşkımızda simit gibiydi, vazgeçilmez ama içi boş.


18 Şubat 2016 Perşembe

Açsan kusucam.

Dokunsalar kusucam, ağzım kapatılmış kokuşmuş bir çöp kutusu gibiyim.
İçimde pislikler kaynıyor adeta, hepsi benimle.

Kimseye zararım dokunmuyor dışarıdan gören ise beni iyi biri zannediyor, açsa kapağımı boğulacak pisliklerimin altında haberi yok halbisem.

13 Şubat 2016 Cumartesi

Eritiyorsun.



'En kötüsü nedir Mike, biliyor musun',

"Haha, abi en kötüsünü hep sen belirliyon ki nerden bileyim. Dur dur, kabızlık mı ?"

'Kalk git şurdan tekmelicem şimdi(!), çay koy gel laflayalım'

9 Şubat 2016 Salı

Sen Korkaksın!

Ki sen anca çektiğin acıların arkasına sığınıp, bunları ben çektim sen değil diyerek millete ahkam kesiyorsun. İçindeki bastırmak için elindeki tek dal sigaraya sarılıyorsun. Bazı acılar çektin diye kendini ölmüş bitmiş sayıyorsun.

4 Şubat 2016 Perşembe

Rahat mı batıyor ne ?

Bazen insana rahat mı batar bilinmez ama canı bişeyler ister. Nasıl desem.. elma tadında portakal olsa da ekmeğin üzerine sürüp kaşıklasak gibi saçma sapan istekleri olabilir.
Buna benzer durumlarda boş duramaz insanlar, rehberinde en çok arzuladığı kişilere mesaj atarlar.
Kimisi bunu yapmamak için mücadele eder, ne yapar ne eder kazanır ve ya kaybeder ama ikisinin sonucu hüsranla bitmek zorundadır. Çünkü birisinde sizi üzer, diğerinde siz üzülürsünüz. Size batıyordur, rahat batıyordur yani.