Sayfalar

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Yalnızlık

Yaşadığımız hayat koşulları sayesinde ben yalnızım diyen insan sadece kafasında yalnızdır, soyut olarak yalnızdır. Ama somut olarak istemediği kadar çevresi yada arkadaşları vardır kimisini sever kimisini sevmez belki hiç birini sevmez ama sonuç olarak yalnız değildir.

13 Haziran 2015 Cumartesi

Sıradan yaşam

Her zaman ki telaş, sabah tekrardan kalktım gözlerimi açtım adeta bana direniyorlardı. Zorladım, bi beş dakika daha dedim tam yatıcaktım uyanamazsın kalk dedim kendime zorla kaldırdım kafamı yastıktan. Anlamsızca etrafı incelemek gibi huyum var sabahları incelerken gün içinde yapacaklarım sıralandı aklımdan. Kalktım yüzümü yıkadım hazırlandım derken kahvaltı girdi araya. Hayat daha da bir monotonlaştı şu sıra herkes ayrı telaşta otobüste yer kapma sevdasında vs. kısaca herkes kendisiyle, zamanla ve çevresindekilerle yarışta. Bu durum çok canımı sıksa da katlanmak zorundayım kendi kafamda söyleniyorum sisteme. İş yerine varıyorum yine aynı koşuşturmaca ve ben kafamda kendi sorularımı cevaplarken bir ses "Günaydın hoş geldin"  diyor ve günlük sıradan sahte gülüşmeler başlıyor..

29 Nisan 2015 Çarşamba

Kendimi kendime ıspatladığım hergün Zaferimdir.

Bütün hayatımız bir yarış içinde geçer doğduğumuz andan itibaren büyük küçük çevremizle yada kendimizle yarış içerisindeyiz. Aslında biz kendimizden çok başkaları ile olan yarışlara odaklanmış durumdayız ve bu sebeptendir ki başarısız olduğumuz zaman kendi başarısızlığımıza değil başkasının başarmasına üzülüyoruz. Sürekli bir kıyaslama içerisindeyiz çevremizdekileri ilham almak için yada bakış açımızı değiştirmek yeni şeyler öğrenmek için faydalanacağımız yerde onlarla büyük küçük demeden her fırsatta yarışlara giriyoruz. En basitinden bu yarışlar okulda sınavlar ile başlar iş hayatımızla yada günlük davranışlarımızda devam eder.
Okuldaki sınavlardan örnek verecek olursak sınıf arkadaşımız bizden yüksek not aldı ben o kadar alamadım diye üzülmek yerine ben bu sınava çalışırken bunları öğrendim benim için bir artıdır diye kendimizi teselli etsek ortada bir yarış kalmayacak tek yarışımız kendimizle olan yarış olacaktır.

En büyük rakip insanın kendisidir.

İnsan kendisiyle yarışmadığı sürece bir yere varamaz birşeyler yapamaz. Çevremizdekiler ile kendimizi kıyaslarsak bizden üsttekileri göreceğiz onlarla kıyaslanamayız çünkü onlar zaten bizden yukarıda ama onlar gibi olmaya çalışabiliriz. Nasıl ? kendimize daha çok şey katarak.
Kıyaslarken haliyle bizden alttaki insanları da göreceğiz onlar zaten bizim altımızda kıyaslarsak kendimizi kandırmış oluruz. Geriye tek bir seçenek kalıyor bizimle aynı seviyedeki insanlar.. Onlar zaten bizimle aynı seviyede şartlarda bu sebeptendir ki kıyaslama yapılamaz.
Bu yüzden kıyaslama yapılacak tek şey kendimiz olup dün neydim bugün ne oldum yarın ne olabilirim olacaktır. Bu sayede çevremize bakıp üzülmek yerine onlara bakıp ilham alıp kendimizi geliştirmeye odaklanmalıyız ve kendimizi aştığımız her gün bizim için zafer olacaktır.

6 Mart 2015 Cuma

Soğuk Panik

İnsan içinde kocaman tarifi tanımsız bir duygu, eli ayağı bir birine dolaştıran imkansız denilen şeyleri yaptıran bir şey. Dışarıdan bakıldığında aslında soğuk kanlı.. Olayları planlandığı gibi savuşturan, kendi yerini olaylara ve kişilere göre belirleyen ve sonunda en karlı çıkan şahsiyet.

Peki insana bu duygu nereden geliyor ? Sonradan mı kazanılıyor, yoksa doğuştan gelen içgüdü gibi bir şey mi ? Bunun kendini geliştirmekle bir bağlantısı var mı ?
Cevaplar aslında basit ama bir o kadar da karmaşık. İnsan böyle bir olay içerisinde kendini nasıl anlatabilir ki. Aslında o kişi olaydan sonra şöyle bir yaptıklarına baktığında 'Vaay be. Ben neler yapmışım' kesin der.

Dışarıdan bakanlar onu şaşkınlık ve hayranlık içinde izler takdir eder peki kişi on ne düşünüpte o hamleyi yaptı. O an insanın içinde ardı arkası kesilmeyen bir havai fişek gösterisi, kişiyi hızlı düşünüp karar vermesini sağlayan ve seçeneklerden en doğru olanı seçmesini sağlayan bir refleks midir ? Bu davranış bir ulusu da kurtarabilir ya da bir ulusun çökmesine, binlerce insanın ölmesine sebep de olabilir. Kullanmaya teşvik edilemeyecek bir silah ama zorda kaldığında ise onu kullanmaktan başka çaresi olmayan bir güdü.

İnsan panik halinde ne yaptığını bilmez derdinin peşine düşer ve bazı şeyleri düzelteyim derken daha da mahveder. Bu yüzdendir ki insanlara panik halinde sakin olmaları söylenir fakat insanları bu daha da paniğe sokar.

Bahsettiğim olayın, duygunun adı bende Soğuk Panik. Herkes yaşayamaz, yaşayanlar da hakkını veren kişilerde olaylardan kendilerini ve çevrelerini tabiri caizse ipten alır.

16 Şubat 2015 Pazartesi

Hayat sadece matematikse ?

Hayatımızın her yerinde matematik her zaman var, ne kadar inkar etsek yada ne kadar benim kafam basmıyor desek ister istemez katıyoruz hayatımıza.
İlkokulda başlar matematik en basitinden 1+1 olarak sonra ortaokul lise devam eder.
Bazen değer veririz matematikte herhangi bir değişkene istemsizce. İşte tam olarak hayatımıza burada adım atıyor, farkında olmadan değer veriyoruz insanlara her zaman az yada çok.
Sonunda üzülen yada sevinen biz oluyoruz daima. Buda değişken aslında çünkü her şey umduğumuz gibi sonuçlanmıyor.

26 Aralık 2014 Cuma

Yeni Bir Girişim: İzmir Beyazeşya ve Bölge Servis

Türkiye'de hemen herkes bir girişim içerisinde oluyor fakat bu girişimlerden sadece bazıları başarılı oluyor. Sayılarla ifade etmek gerekirse 10 girişimden en fazla 4 tanesi ayakta kalabiliyor.
Girişim deyince herkesin aklına değişik şeyler geliyor ama bir dükkan açmak bile bence bir girişim.

İzmir'de yeni bir teknik servis dükkanı açılmış. İzmir Beyaz Eşya ve Klima Servisi işlerini oldukça güzel ve kaliteli yapıyorlar.
Karda kışta klima bozuldu hemen google amcada arattım. İzmir klima servisi diye karşıma bazı siteler çıktı cevap gelmeyince 2. sayfada bu siteye rastladım aradım aynı gün içerisinde geldiler. Klimanın tamirini bakımını yaptılar. Üstelik fiyatlarıda çok uygun. Burdan belirtmek isterim sadece klima servisi değil her türlü beyaz eşya hizmetlerinide veriyorlarmış.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

3 Aralık 2014 Çarşamba

Başarısızlığın altındaki başarı.

Hayatımızın büyük bölümünde şikayet ederiz, sürekli başarısız olduğumuzdan yakınır dururuz yada bizden üstün kimsenin olmadığından başarıdan başarıya koşmanın sizde normal bir şey olduğunu düşünürüz. Peki bunlar biraz abartı düşünceler değil mi ?
Sürekli başarısız olduğumuz üstünden gidelim. Öncelikle başarısızlıklarımızın oranına bakalım. Başarısızlık oranlarımız her geçen gün artıyor mu ? Kısaca örnek vermek gerekirse dün bize 200 liralık kazandıracak işe girdiniz başarısız oldunuz 200 değilde 100 lira kazandınız bugün ise 200 değilde 500 lira kazandıracak bir işe giriştiniz yine başarısız oldunuz ama 500 değil 300 lira kazandınız. Peki biz şimdi düne göre başarılı olmadık mı ? Düne göre bakarsak evet başarılı olduk ama bugün başarısızız. Bu sonuç bizim başarılı olmadığımız manasına gelmez. Sadece bugüne göre biraz daha çabalamamız gerektiğini ama düne göre de başarılı olduğumuz manasına gelir.
Başımızın çaresine bakmaya başladığımız günden bu güne kadar ufak bir grafik yaparsak, başarısızlık oranlarımız ne kadar yüksek ise başarı oranlarımızda onlarla paralel olarak yüksektir. Bazen otururuz deriz kendimize "Neerdeen nereyee.." geçmişte yaptığımız başarısızlıklar sayesinde bu seviyeye gelmişizdir fakat biz hala başarısızlıklarımıza kızar onlardan nefret ederiz. Aslında onlardan nefret etmek yerine onlarla yaşamayı yaşam biçimi olarak geliştirebilsek her başarısızlığın içindeki başarıyı görür bizi bize karşı yani kendi kendimizi motive etmiş oluruz.