Sayfalar

17 Kasım 2015 Salı

Size ne ? Yada Bize ne ?

Diğer insanların özel hayatları bizi neden ilgilendirir ? yada diğer insanları bizim özel hayatımız neden ilgilendirir ?

Herkes çevresindeki kişilerin özel hayatını az çok biliyordur, bunları öğrenince elimize ne geçiyor ? ne oluyor ? bize ne gibi bir katkısı oluyor, kişisel gelişimimize nasıl bir etkisi oluyor yada karşıdaki kişi için nasıl bir avantaj sağlıyor ?

İnsanları toplum içerisinde bazı özel sorular sorarak özel cevaplar istemek hemde toplum içinde(!) ne kadar mantıklı ? Bu sorduklarım şuan sadece aklıma gelen belli başlı şeyler.

Bizi ilgilendirmeyen şeylere burnumuzu sokma alışkanlığımız neden vardır ki ?
Zihniyetimizden mi kaynaklanıyor bu yoksa yetiştirilme tarzımızdan mı ?

Ben bu tarz olayları kişilere bağlıyorum, özeli araştıran dedikodu yapan kişiye değil dedikodusu yapılan özeli araştıran kişiye bağlıyorum.

Bunlara uğraşan kişiler ileriyi göremeyen, mekana zamana ve kişilere takılan kişilerdir. Takip ettikleri kişinin ilerlediği kadar ilerler çünkü onlara takılmak kalmak onların eksiklerini yada özellerini araştırmak için o kişinin hep arkasında olmak lazım.

5 Kasım 2015 Perşembe

İncinebilir olmak hayatta olmaktır.

Hepimizin zırhları var. görünür yada görünmez ama bu zırhlar bizim yaşam standartlarımıza direkt olarak müdahale ediyor farkında olmadan bir şeyleri sürekli olarak eksik yaşıyoruz.
Her zaman istediğimiz şeyleri incinebilirlik pahasına yok sayıyoruz görmezden geliyoruz.
Korunmak için büründüğümüz zırhlar bizleri korumak yerine daha çok zarar veriyor.
Bazen korunmak için ilişkilerden kaçınıyoruz, bazen ise konuşmaktan tek sebebi bunları yaparsak daha çok üzüleceğimiz korkusu, aşağılanma yada rencide edilme korkusu.

*Fakat incinebilir olmak hayatta olmaktır, her şeyin tadından azar azar da olsa birazcık bakmaktır.



1 Ağustos 2015 Cumartesi

Yalnızlık

Yaşadığımız hayat koşulları sayesinde ben yalnızım diyen insan sadece kafasında yalnızdır, soyut olarak yalnızdır. Ama somut olarak istemediği kadar çevresi yada arkadaşları vardır kimisini sever kimisini sevmez belki hiç birini sevmez ama sonuç olarak yalnız değildir.

13 Haziran 2015 Cumartesi

Sıradan yaşam

Her zaman ki telaş, sabah tekrardan kalktım gözlerimi açtım adeta bana direniyorlardı. Zorladım, bi beş dakika daha dedim tam yatıcaktım uyanamazsın kalk dedim kendime zorla kaldırdım kafamı yastıktan. Anlamsızca etrafı incelemek gibi huyum var sabahları incelerken gün içinde yapacaklarım sıralandı aklımdan. Kalktım yüzümü yıkadım hazırlandım derken kahvaltı girdi araya. Hayat daha da bir monotonlaştı şu sıra herkes ayrı telaşta otobüste yer kapma sevdasında vs. kısaca herkes kendisiyle, zamanla ve çevresindekilerle yarışta. Bu durum çok canımı sıksa da katlanmak zorundayım kendi kafamda söyleniyorum sisteme. İş yerine varıyorum yine aynı koşuşturmaca ve ben kafamda kendi sorularımı cevaplarken bir ses "Günaydın hoş geldin"  diyor ve günlük sıradan sahte gülüşmeler başlıyor..

29 Nisan 2015 Çarşamba

Kendimi kendime ıspatladığım hergün Zaferimdir.

Bütün hayatımız bir yarış içinde geçer doğduğumuz andan itibaren büyük küçük çevremizle yada kendimizle yarış içerisindeyiz. Aslında biz kendimizden çok başkaları ile olan yarışlara odaklanmış durumdayız ve bu sebeptendir ki başarısız olduğumuz zaman kendi başarısızlığımıza değil başkasının başarmasına üzülüyoruz. Sürekli bir kıyaslama içerisindeyiz çevremizdekileri ilham almak için yada bakış açımızı değiştirmek yeni şeyler öğrenmek için faydalanacağımız yerde onlarla büyük küçük demeden her fırsatta yarışlara giriyoruz. En basitinden bu yarışlar okulda sınavlar ile başlar iş hayatımızla yada günlük davranışlarımızda devam eder.
Okuldaki sınavlardan örnek verecek olursak sınıf arkadaşımız bizden yüksek not aldı ben o kadar alamadım diye üzülmek yerine ben bu sınava çalışırken bunları öğrendim benim için bir artıdır diye kendimizi teselli etsek ortada bir yarış kalmayacak tek yarışımız kendimizle olan yarış olacaktır.

En büyük rakip insanın kendisidir.

İnsan kendisiyle yarışmadığı sürece bir yere varamaz birşeyler yapamaz. Çevremizdekiler ile kendimizi kıyaslarsak bizden üsttekileri göreceğiz onlarla kıyaslanamayız çünkü onlar zaten bizden yukarıda ama onlar gibi olmaya çalışabiliriz. Nasıl ? kendimize daha çok şey katarak.
Kıyaslarken haliyle bizden alttaki insanları da göreceğiz onlar zaten bizim altımızda kıyaslarsak kendimizi kandırmış oluruz. Geriye tek bir seçenek kalıyor bizimle aynı seviyedeki insanlar.. Onlar zaten bizimle aynı seviyede şartlarda bu sebeptendir ki kıyaslama yapılamaz.
Bu yüzden kıyaslama yapılacak tek şey kendimiz olup dün neydim bugün ne oldum yarın ne olabilirim olacaktır. Bu sayede çevremize bakıp üzülmek yerine onlara bakıp ilham alıp kendimizi geliştirmeye odaklanmalıyız ve kendimizi aştığımız her gün bizim için zafer olacaktır.

6 Mart 2015 Cuma

Soğuk Panik

İnsan içinde kocaman tarifi tanımsız bir duygu, eli ayağı bir birine dolaştıran imkansız denilen şeyleri yaptıran bir şey. Dışarıdan bakıldığında aslında soğuk kanlı.. Olayları planlandığı gibi savuşturan, kendi yerini olaylara ve kişilere göre belirleyen ve sonunda en karlı çıkan şahsiyet.

Peki insana bu duygu nereden geliyor ? Sonradan mı kazanılıyor, yoksa doğuştan gelen içgüdü gibi bir şey mi ? Bunun kendini geliştirmekle bir bağlantısı var mı ?
Cevaplar aslında basit ama bir o kadar da karmaşık. İnsan böyle bir olay içerisinde kendini nasıl anlatabilir ki. Aslında o kişi olaydan sonra şöyle bir yaptıklarına baktığında 'Vaay be. Ben neler yapmışım' kesin der.

Dışarıdan bakanlar onu şaşkınlık ve hayranlık içinde izler takdir eder peki kişi on ne düşünüpte o hamleyi yaptı. O an insanın içinde ardı arkası kesilmeyen bir havai fişek gösterisi, kişiyi hızlı düşünüp karar vermesini sağlayan ve seçeneklerden en doğru olanı seçmesini sağlayan bir refleks midir ? Bu davranış bir ulusu da kurtarabilir ya da bir ulusun çökmesine, binlerce insanın ölmesine sebep de olabilir. Kullanmaya teşvik edilemeyecek bir silah ama zorda kaldığında ise onu kullanmaktan başka çaresi olmayan bir güdü.

İnsan panik halinde ne yaptığını bilmez derdinin peşine düşer ve bazı şeyleri düzelteyim derken daha da mahveder. Bu yüzdendir ki insanlara panik halinde sakin olmaları söylenir fakat insanları bu daha da paniğe sokar.

Bahsettiğim olayın, duygunun adı bende Soğuk Panik. Herkes yaşayamaz, yaşayanlar da hakkını veren kişilerde olaylardan kendilerini ve çevrelerini tabiri caizse ipten alır.

16 Şubat 2015 Pazartesi

Hayat sadece matematikse ?

Hayatımızın her yerinde matematik her zaman var, ne kadar inkar etsek yada ne kadar benim kafam basmıyor desek ister istemez katıyoruz hayatımıza.
İlkokulda başlar matematik en basitinden 1+1 olarak sonra ortaokul lise devam eder.
Bazen değer veririz matematikte herhangi bir değişkene istemsizce. İşte tam olarak hayatımıza burada adım atıyor, farkında olmadan değer veriyoruz insanlara her zaman az yada çok.
Sonunda üzülen yada sevinen biz oluyoruz daima. Buda değişken aslında çünkü her şey umduğumuz gibi sonuçlanmıyor.